Melih Aşık

Melih Aşık

m.asik@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Kendinizde bir keyifsizlik mi hissediyorsunuz?

Onkolog Prof. Bülent Berkarda’nın tavsiyelerine kulak verelim...

Halen 93 yaşında olan hoca, bakın neler öneriyor...

“...Düşünceler beyinde nöropeptit üretimini tetikler.

İyi şeyler düşünürsen iyi nöropeptitler üretirsin…

Bunlar kan yoluyla tüm vücuda yayılıp bağışıklık hücrelerini çalıştırır… Bir tür enerji parçacığı gibi.

Hastalarıma neşeli insanlarla buluşmalarını, neşeli kitaplar okuyup komedi filmleri izlemelerini öneriyorum.

Norman Kazan’ın bir kitabı vardır; orada ‘kanseri her gün dört kere Şarlo filmi izleyerek yendim’ der…

Haberin Devamı

Durduk yere kahkaha atarak da bilinçaltı kandırılabilir…

Aslına bakarsanız sebepsiz de gülünebilir. Günde yirmi kere ‘Ha ha ha’ diye gülebilir hasta durduk yere. Ama bunu şimdi kime anlatacaksın, bizim millet inanmaz böyle şeylere, şüphecidir. Halbuki beyin onu gerçek sanıyor. Şuur altı kanar. Ne dersen ona inanır…

Kahkaha atıp iyiyim de; iyiymişiz der… Kötüyüm de; kötüymüşüz der...

İnsan vücudu bir gemi gibidir. Emirleri kaptan verir, makine dairesi emirleri yerine getirir. Bizde de kaptan beyindir. Bilinçaltı da makine dairesi…

Telkin çok önemli. Oturup günde on kere bugün çok iyiyim şükür de; karaciğerin, dalağın, akciğerin ona göre çalışır. Kaptan iyiyiz derse beyin iyi endorfin salgılar…”

Özetle: Ruh sağlığı için iyimserliği ve umudu elden bırakmayalım...

AVRUPA MİMARİSİ

ABD Başkanı Trump, Avrupa’nın güvenliğinden Avrupalıların sorumlu olmasını istiyor.

Avrupalılar bu yüzden yeni ve bağımsız bir güvenlik yapısı oluşturmak için harekete geçtiler.

Ukrayna savaşında eğer ateşkes sağlanırsa bu ülkeye Avrupa’dan barış gücü gönderilecek.

Türkiye’yi yönetenler Avrupa’nın güvenlik yapısına ve barış gücüne katkı sağlamaya gönüllü.

Ne var ki, böyle bir yapılanma Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirebileceği için tehlikeler de içeriyor.

Üstelik Türk askerini böyle bir göreve yollamak iç politikada sıkıntılar yaratacaktır.

Bu noktada E. Gen. Nejat Eslen’in bir önerisi var.

Diyor ki Gen. Eslen:

- Benim farklı bir önerim var. Türkiye’deki Suriyelilerden 2 tugay, Afganlardan 1 tugay kurulabilir. Bu üç tugay 15 bin kişilik bir güç demektir. Masrafını elbet Avrupa ülkeleri karşılayacaktır. Avrupa ordusunun asker açığı, Türkiye’yi rahatsız etmeden bu şekilde karşılanabilir... Bu tugaylar, aynı zamanda, asker bulmakta zorlanan Avrupa’nın yeni güvenlik yapısının sabit güçleri olabilir.

Haberin Devamı

Sayın Eslen’in önerisi tartışılmalı...

VOLKAN...

Demek ki sevilmek için

Güzel ses, güzel beste, popüler şarkılar yeterli değil...

İnsanlar için çarpan,

Adaleti savunan,

Hakkı gözeten bir yürek de şart...

Güzel ses güzel ruhla anlam kazanıyor

Rahat uyu Volkan Konak...

ACİL

Değerli sanatçı Volkan Konak’ın sahnede kalp krizi geçirerek ölümü üzerine Doktor Sanatçı Ferhat Göçer diyor ki:

“Yıllardır Kıbrıs’ta sahne alan bir sanatçı olarak, böyle kalabalık organizasyonlarda, kapıda mutlaka bir ambulans ve kalp krizine profesyonelce müdahale edecek CPR ekibinin olması gerekir ve ben otel ve hükümet yetkililerini defalarca uyardım.

Volkan Konak’ın sahnede düştüğü andan itibaren hastane yoğun bakım servisine ulaşması 1 saati almış. Böyle durumlarda değil saat dakikalar bile önemlidir.”

Haberin Devamı

Hem Kıbrıs hem Türkiye’de konser veya maç gibi kalabalık toplantılarda en azından bir acil müdahale ekibi bulundurulmalı... Bu acı olay ders olmalı......

LE PEN

Fransa’da mahkeme, Ulusal Cephe lideri Le Pen’e hapis ve 5 yıl boyunca seçimlerden men cezası verdi.

İlk tepki kimden mi geldi?

Sosyalist Parti ve daha soldaki lider Melanchon’dan.

Her ikisi de en güçlü siyasi rakibin önünün yargı yoluyla kesilmesine itiraz etti.

Çünkü karar rakipleri Marie Le Pen’den çok demokrasiyi yaralıyor.

Fırsatçı politikacı böyle bir kararı alkışlayabilir...

Sorumlu politikacı demokrasinin geleceğini düşünerek hareket eder.

Fransız solu iyi bir sınav verdi bu konuda.

ÇAN

Adaletin önemini kavramayanlara anlatmak için türlü hikâyeler vardır... Mesela...

Bir zamanlar İngiliz sarayında bir hizmetli ölürse papaz kilisedeki çanı bir kez çalarmış... Soylu biri ölürse iki kez, kralın bir yakını ölürse üç kez çalarmış.

Eğer kral ölürse çan dört kez çalınırmış.

Bir gün çan 5 kez çalınmış.

Duyanlar hayretle kiliseye koşmuş ve sormuşlar:

- Papaz efendi kraldan büyük kim öldü?

Papaz: “Adalet öldü” demiş...

Çünkü adalet kraldan da önemliymiş oralarda...